Bir Murat ÇELİK Kuruluşudur... Başarmak Karar Vermektir.
Adır Köyü
ANASAYFA NOSTALJİ FOTO VİDEO SPOR BASINDA ADIR İLETİŞİM VE ÖNERİ SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Online
Bugün Tekil32 
Bugün Çoğul95 
Toplam Tekil 1682698 
Toplam Çoğul3253759 
Ip 54.162.139.105
Tarif Dergisi

VAN HAVA DURUMU

VAN
Siyabend u Xecé...

Siyabend u Xecé...

Tarih 28.Mayıs.2014, 08:41 Editör RodinT@h@Rumet

Siyabend, Van’ın sılivi köyündendi onun için ona sılivili Siyasbend derlerdi. Siyabend, çok yakışıklı babayiğit bir gençti




SİYABEND U XECE...HİKAYESİ (ÇİROKAWAN)

Süphan dağı'nın kuş uçmaz kervan geçmez yamaçlarında avcı bir genç gezinirdi. Adı Siyabend’di. Aslen Silivi köyündendi. Bu yüzden her kes ona Silivi’li Siyabend derdi.Avcıların içinde en cesaretli en atılgan en yakışıklı olan Siyabend’in gönlü Xecê’de idi. Xecê de oldukça güzel bir kızdı.Güzelliği bölgede herkesin dilinde idi. Görenler ondan başka bir şey konuşmaz,tüm sohbetlerin tek konusu idi.. Yakışıklı olması Siyabendin Xecê’yi istemesine yetmiyor,fukaralık boynunu büküyordu.Bu nedenle Xecê’yi isteyemiyor, aşkı ile için için yanıyordu. Çünkü Xecê’nin başlığı dönemin en yüksek bedeli idi ve bu da Siyabend’in gücünün çok ötesinde idi.


Her şeye rağmen Xecê de Siyabend’i seviyordu.Ne babasının serveti ne de siyabendle olduğu zaman, baba evinde bulamayacağı rahatlık, xecê’nin umurunda değildi.O’nun da gözü Siyabend’den başkasını görmüyor, Siyabend olsun da varsın yerde yatayım diyordu. Aslında Xece'nin babası da Siyabend’i beğeniyor fakat çevrenin dilinden kurtulmak için Xecê’yi şanına yakışır bir başlıkla vermeyi düşünüyordu.

Siyabend’in yiğitliğine, mertliğine ve saygısına doyum olmazdı. Ama ne yazıkki fakirdi. Ne Xecê’nin babasının isteyeceği başlığı verebilir ne de bu konuda adım atabilirdi. İkisi de dengbêj idiler.Gizli gizli buluşur yüreklerindeki yangını bir nebze olsun söndürürlerdi. Siyabend buluşmalarında,başını Xecê’nin dizine yatırır,karşılıklı stran söylerdi. bazen söz Xecê’nin başlığından açılınca da, Xecê ağlardı. Siyabend xecênin ellerine sarılır,gönlünü alırdı. Çünkü Xecê’nin her damla göz yaşı Siyabend için bir azap oluyordu. Xecê’nin ağlamasına tahammül edemiyordu. her seferinde Xecê’ye “Ne olursa olsun seni alacağım. İster iyilikle, ister kötülükle. Hatta ister sonunda ölüm bile olsa senden olmam” diyordu.

Bir gün aşiretin delikanlıları ve genç kızları bındaruka (Aşıkların buluştukları yer , Bazen bu yer pınar başı, bazen de bir samanlık olabilirdi. Kürt ananevisinde alanen gizli olmadan yapılırdı) giderler.Sonradan Siyabend ve Xecê de onlara katılır. Siyabend ile Xecê’yi görenler şaşkınlıklarını gizleyemezler. Çünkü ne bındaruk ve ne de Binlerce sevdaya şahit olan Süphan dağı o zamana kadar böylesine birbirine yakışan bir başka çifte daha şahit olmamışlardı. Bındaruktaki gençler şaşkınlıkarını gizleyemiyor, ağzı açık onlara bakmaktan kendilerini alamıyorlardı.

Xecê’nin güzelliğini duyan nice mirlerin,ağaların,beylerin oğulları onu istemeye gelir, fakat Xecê hiç birini kabul etmiyordu.

Aradan bir kaç yıl geçer. Xecê’nin başlığını ödeyemeyecek durumda olan Siyabend, babası Xecêyi bir bey oğluna verir endişesi ile kaçırmaya karar verir. Süphan dağının derin vadilerinin kendilerini koruyup kollayacağını bildiklerinden, O’na sığınırlar. Üç gün hiç bir sorun yaşamadan herkesten uzak kavuşmanın tadını çıkarırlar. Dördüncü gün öğle vakti çiceklerle bezenmiş yem yeşil bir bayıra otururlar. Siyabendin uykusu gelir. Göz kapakları ağırlaşır. Başını huzur bulduğu tek yer Xecê’nin dizine bırakır ve uyur. Siyabend şirin uykuda iken Xece onun saçlarını okşayarak ileriye yönelik umutlu hayaller kurar.

Tam o sırada bir sesle irkilir. Sesin geldiği yöne baktığında üç geyiğin bir dişi geyiği kovaladığını görür. Çiftleşme dönemi. Normaldir diye düşünürken, uzaktan çok güzel bir erkek geyiği farkeder.baştaki Çirkin geyik kocaman cüssesi ile o güzel erkek geyiği dişiye yaklaştırmıyor, sürekli uzaklaştırıyorlardı.

Bu durumu gören Xecê: çirkin zulmünün hayvanlarda da egemen olduğunu düşünür. Ağlar. Göz yaşları al yanaklarından çenesine süzülür.Siyabend’i uyandırmamak için sesini çıkarmaz. İçten ağlamaya devam eder.Yalnız bir damla siyabend’in alnına düşer.Siyabend sıçrayarak uykusundan uyanuır. Xecê’nin ağladığını görünce sorar.

“Xecê, neden ağlıyorsun.Yoksa benimle kaçtığına pişman mısın? Eğer öyle ise, Allah şahit ve eski yiğitlerin kavli olsun ki,şu ana kadar sana elimi sürmedim. Kardeş ve bacı gibi birlikte kaldık. Pişmanlık duyuyorsan seni hemen baba evine geri götüreyim.”

Xecê :
“Nasıl böyle bir söz söylersin siyabend. Ben azrailin sineme çöktüğü güne kadar seninleyim.Ne pişmanlığı? Bunu da nereden çıkardın?

Siyabend :
- Öyleyse neden ağlıyorsun?

Xecê :
-Biraz önce çirkin bir geyik çok güzel bir geyiği önüne katmış götürüyordu. O kadar güzel geyikler vardiki ardında ama o çirkin geyik hiç birini o güzel geyiğe yaklaştırmıyordu. Diğer güzel geyikler korkularından yanaşamıyorlardı bile. Hele içinde bir vardı ki tıpkı sana benzettim.Bu yüzden tutamayıp kendimi ağladım.

Siyabend :
- Söyle bakayım hangi tarafa gittiler ?

Xecê parmağı ile işaret eder :
- İşte şu tarafa gittiler

Siyabend hemen doğrulur. kılıcını kalkanını kuşanır. Ok ve yayını alır ve Xecê’ye dönüp:

Süphan dağı’nda benden daha yiğit kimse olamaz. Ben bölgenin en usta avcısıyım, geyikler gelip yanımdan geçer de nasıl haberim olmaz?

Siyabend bunu söyler ve geyiklerin gittiği yöne koşarak uzaklaşır çok gitmeden geyiklere yetişir.Yayını hazırlar,okunu sürüp fırlatacakken Geyik anlamış gibi Siyabende yanaşır. Boynuzunu Siyabend’in böğrüne saplayarak onu uçurumdan aşağıya fırlatır.

Uzun süre Siyabend dönmeyince Xecê meraklanır. O’nu aramaya başlar. Geyiklerin yanında göremez. Sağa bakar yok. Sola bakar yok. Endişelenir. Siyabend’in başına bir hal geldiğini anlar.derenin dibine doğru aramalarını sürdürürken derinlerden bir inilti duyar. İniltiye doğru koştuğunda da,acı manzara ie karşılaşır. Siyabend’in düştüğü yerde kocaman bir dal parçası sırtından girip göğsünden çıkmıştır.

Xecê bı ber derd u kula got:

Serê çiyayê Sîpanê Xelatê bi mij e

Binê çiyayê Sîpanê Xelatê bi mij e

Kê dîtiye, kê bînaye

Ku nêçir, nêçirvan bikuje

Gakûviyo, te strudirêjo weke bejna

Çawan te ji hev kir destê jin û mêro

Strudirêjo weke dara sûkê

Çawan te xirab kir bextê xort û bukê

Siyabend li Xecê vegerand:

Xecê, Xeca min a delal

Çawan nebû mirazê min û te

Me ê ji xwe ra li serê Sîpanê Xelatê

Çêkira konekî rind û delal

Xecê meke, melûrîne

Hêstiran di ser sûretê sor de nebarine

Xecê bu acı manzara karşısında söyler:

Süphan dağının başı sislidir

Süphan dağının altı sislidir

Kim görmüş, Kim işitmiş

Av avcıyı öldürsün

Geyiğin boynuzu uzun tıpkı boyum gibi

Nasıl ayırdın iki sevgilinin ellerini

Sukê ağacı gibi uzun boynuzlu

Nasıl yıktın gelinle damadın bahtını

Siyabend Xecê’ye cevap verir:

Xecê, benim güzel Xecê'm

Nasıl da olmadı ikimizin muradı

Biz de Süphan dağına

Kursaydık güzel bir çadır

Xecê yapma, ağıt yakma

Al yanaktan, yaş akıtma

Bu haber 1854 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Filmén Kurdi

Dema Hespé Serxweş. Sarhoş Atlar Zamanı,

Dema Hespé Serxweş. Sarhoş Atlar Zamanı, Bahman Ghobadi'nin büyük gürültü koparak ilk yapıtı olan Sarhoş Atlar Zamanı, zor bir coğrafyanın zor öyküsünü ...

Bekas (Nerdesin Süperman) 2012. Karzan Kader

Bekas (Nerdesin Süperman) 2012. Karzan Kader Cami’de dua ederken “bütün eski ayakkabıları bize gönder Allahım” diye dua ettikleri sahne onların masumiyetinin ta...

SOSYAL MEDYADA ADIR

Sahi Biz Batıya Ne Verdik? - Yasin Kuruçay17.Mart.2017

HAFTANIN SÖZÜ

"Güneşin
sana
gelmesini
istiyorsan,
gölgeden
çık."

Konfüçyüs

ANKET

Bu Yıl Köy de Buluşma Programı Düzenlensin mi?



Tüm Anketler

 

Site Adır Köyünü tanıtmak için hazırlanmış kişisel bir sitedir. Siteye katkıda bulunmak için köyümüzle ilgili haber,şiir,makale,anı,resim gibi her türlü dökümanı gönderebilirsiniz. e-mail adresim ****harunebiri@hotmail.com**** Bütün telif hakları Harun EBİRİ'ye aittir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Site Tasarım ve Editleme     |     Harun EBİRİ

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi