Düğün sezonunun açılmasıyla birlikte, maalesef toplumumuzun kanayan yaralarından biri olan “Topai” —yani bağırma usulüyle takı ilan etme geleneği— yeniden hortladı. Sevdiklerimizin en mutlu günlerine ortak olmak, sevinçlerini paylaşmak için gittiğimiz düğünler; sırf bu çağ dışı adet yüzünden gecenin sonuna doğru koca bir eziyete dönüşüyor.
Sırf “desinler” diye takı söyleyen toy büyükleri, açıklanan göstermelik paralar ve abartılan takı miktarları… Hepimiz biliyoruz ki bu durum, Herkesin farkında olduğu tiyatral bir gösteriden ibaret. Kimseyi kandırmayan, sadece kişinin kendi egosunu avutmasına hizmet eden bu uygulama; ne yazık ki samimiyeti de gölgeliyor.
Takı merasiminin 2-3 saat sürmesi, yemek ikramlarının gece yarısına kalmasına neden oluyor. Kendi düğününde Topai yapmamış aileleri dahi çok zor durumda bırakan bu süreçte, sırf geciktiği için geç saatte yemek yemek zorunda kalan yaşlılarımız rahatsızlanıyor, çocuklar perişan oluyor.
Bu geleneğin arkasındaki temel motivasyonun gösteriş merakı ve “verdiğimi geri alayım” hırsı olduğunu biliyoruz. “El alem ne der?” korkusuyla hareket eden aileler, mikrofonda isimleri okunurken mahcup olmamak adına bütçelerini aşan borçların altına giriyor. İnsanların koca kan davalarından bile vazgeçtiği bir çağda; 3-5 yıl önce bir düğünde taktığımız paranın hesabını gütmek toplumsal olgunluğumuza yakışmıyor. Oysa Topai usulü kalksa, kimse verdiği paranın çetelesini tutmayacak; herkes karınca kararınca, içinden geldiğince katkıda bulunup o parayı gönül rahatlığıyla helal edecektir.
Mahremiyet İhlali: Maddi gücümüz ve taktığımız miktar, rızamız dışında herkesin önünde deşifre ediliyor.
Sosyal Huzursuzluk: Durumu elvermediği için az takan ya da hiç takamayan yakınlarımız, topluluk içinde adeta cezalandırılıyor ve utandırılıyor.
Ekonomik Baskı: Anonsçunun bağıracağı birkaç saniyelik “şov” uğruna aileler aylarca sürecek borç yüklerinin altına sokuluyor.
Bizler adirli.com olarak diyoruz ki:
“Düğünler mutluluğun paylaşıldığı yerlerdir; insanların maddi durumlarına göre yarıştırıldığı, sınıflandırıldığı ve utandırıldığı arenalar olmamalıdır.”
Bu sorunun çözümü aslında son derece basittir:
Davetiyelere “Takı merasimi anonssuz yapılacaktır” notu eklenmeli veya düğün salonlarındaki anons sistemleri tamamen kaldırılmalıdır.
Toplumumuzun bu yarasını sarmak ve düğünlerimizi yeniden huzurlu kılmak adına bir an önce Zarf Usulü Takı Merasimi‘ne geçilmelidir.
Toplumsal Bir Çağrı ve Kişisel Hak:
Bu değişim tamamen sağlanana kadar, düğüne katılan her birey yanında bir zarf götürmeli ve takısını verirken isminin okunmamasını talep etmelidir. Bu, herkesin en doğal hakkıdır.
Böylece ne davetliler sırf adı anons edilecek diye bütçelerini zorlamak zorunda kalır, ne de ev sahipleri geçmişte verdiklerini alabilmek için başkalarını teşhir etmek durumunda hisseder.
Gelin, düğünlerimizi yeniden zarafet, huzur ve samimiyetle buluşturalım. Başta aile büyüklerimiz olmak üzere, tüm toplumumuzu bu duyarlı adıma destek vermeye davet ediyoruz.