Van’da 6. Bölge teşvikleriyle büyüyen çağrı merkezi sektörü binlerce gence iş kapısı olurken, Ekonomist Reşat Ebiri bu tabloyu yüksek işsizliğin dayattığı “kötünün iyisi” olarak değerlendirdi.
Türkiye’de yaklaşık 70 milyar liralık büyüklüğe ulaşan çağrı merkezi pazarında, 6. Bölge teşvikleri ve 12 yıla kadar uzanan SGK prim destekleriyle Van, yatırımcıların dikkatini çeken kentlerden biri haline geldi. İstanbul’a kıyasla daha düşük çalışma maliyetleri sunan kentte sektörel kampüsler kurulurken, özellikle genç nüfusun yoğunluğu yatırımları daha da artırdı.
Türkiye’nin en genç nüfus oranına sahip illerinden biri olan Van’da yapılan yatırımların, 10 bini aşkın üniversite mezunu gence istihdam sağladığı belirtiliyor. Kentte oluşan bu sektörel yoğunlaşmanın; teşvik avantajları, düşük iş gücü maliyetleri ve genç nüfus potansiyelinden beslendiği ifade ediliyor.
Bölgedeki işsizlik verilerine dikkat çeken Ekonomist ve Vergi Uzmanı Reşat Ebiri ise, “Her üç gençten birinin işsiz olduğu bir ortamda çağrı merkezleri mecburi bir durak haline geliyor” değerlendirmesinde bulundu. Sanayi ve teknokent yatırımlarının yetersizliği nedeniyle bu sektörün bölge ekonomisi açısından tek seçenek gibi görüldüğünü belirten Ebiri, mevcut tabloyu alternatifsizlikten doğan geçici bir istihdam çözümü, yani “kötünün iyisi” (ehvenişer) olarak tanımladı.
“En avantajlı imkânlar bu bölgede”
Van’ın yatırım teşvik sistemi içindeki stratejik konumuna işaret eden Ebiri, özellikle çağrı merkezi yatırımları açısından kentin önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Ebiri, Van’ın 6. Bölge kapsamında yer aldığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Yatırım teşvikleri bakımından en avantajlı imkânlar bu bölgede sunulmaktadır. Örneğin; sigorta primi desteğinin yanı sıra yüksek oranlı kurumlar vergisi indiriminden faydalanabiliyor; gümrük vergisi ve KDV’den muaf tutulabiliyorsunuz.”
İstanbul ile Van arasında maliyet farkı
İşletme giderleri açısından iki kent arasında dikkat çekici farklar bulunduğunu vurgulayan Ebiri, kira maliyetleri üzerinden örnek verdi. “İş gücü anlamında işletme maliyetleri burada oldukça düşüktür. Örneğin, İstanbul’da 100 metrekarelik bir ofis için yaklaşık 50 bin TL kira ödemek durumundayken, Van’da bu maliyet çok daha makul seviyelerdedir. Üstelik yatırım teşvik belgesi alındığında yer tahsisi ve faiz desteği gibi imkânlar da sağlanabilmektedir” dedi.
“Düşük maliyet, yüksek motivasyon”
Van’daki yaşam maliyetlerinin batı illerine göre daha düşük olduğuna dikkat çeken Ebiri, bunun çalışanların motivasyonuna da yansıdığını belirtti. “Batıdaki bir çalışan geçim kaygısı nedeniyle işine odaklanmakta zorlanabilirken; Van’da asgari ücretle çalışan bir gencimizin yaşam kalitesi, alım gücü daha yüksek olduğu için batı illerine kıyasla daha belirgindir” ifadelerini kullandı.
“İstihdamda olağanüstü tablo”
Bölgedeki iş gücü piyasasının kırılgan yapısına dikkat çeken Ebiri, iş gücüne katılım oranının yüzde 38 seviyesinde olduğunu şu sözlerle belirtti:
“Bölgemizde ne yazık ki yüksek bir işsizlik oranı mevcuttur; iş gücüne katılım oranı yüzde 38 mertebesindedir. Bu çaresizlik nedeniyle insanlar buldukları her işte çalışmak zorunda kalıyor. Batıdaki bir çalışan haklarını daha sert savunabilirken, buradaki çalışan dışarıdaki işsiz ordusunun baskısını hissederek kendisine sunulan şartlara razı olmak durumunda kalabiliyor”
“Zorlu bir mesai”
Sektörde çalışanların karşı karşıya kaldığı psikolojik yükün de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Ebiri, çalışma koşullarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Günde 250-300 telefon görüşmesi yapmak ciddi bir psikolojik yük oluşturur. Rutin yapı nedeniyle zamanla tükenmişlik sendromu görülebiliyor. Kariyer beklentisi de sınırlı olduğu için gençler burayı genellikle geçici bir durak olarak görüyor.”
“Van’ın ekonomik mecburiyeti: Ehvenişer”
Van’da sanayi ve teknoloji yatırımlarının yetersiz kaldığını belirten Ebiri, çağrı merkezi sektörünün bugün için ekonomik bir zorunluluğa dönüştüğünü ifade etti. “Keşke teknokentlerimiz veya otomotiv fabrikalarımız olsa da gençlerimizi oralarda görsek. Fakat mevcut imkânlar dahilinde, binlerce insanın bu sektörden geçimini sağlaması önemlidir. Bu durum tam anlamıyla ‘kötünün iyisi’ (ehvenişer), yani alternatifsizlikten doğan bir istihdam halidir.”
Muhabir: SEMİH SARMA – SİNAN IŞIK